L
LugatioEdebiyat Lügati
← Sözlüğe dön
Arapça3 kullanım

Teessür

Klasik anlam

Üzüntü, kederlenme, gönül yarasına düşmek; bir olayın ruhta bıraktığı derin üzüntü.

Modern karşılığı

Üzüntü, acı duyma.

Hangi kitaplarda nasıl geçmiş?

Bu kelimenin kayıtlı edebî kullanımları, kronolojik sırayla.

  1. "Kâmran'ın o mektubunu okuduğum gece, derin bir teessür içinde sabaha kadar pencereden ayrılamadım."

    Bağlam: Feride'nin aşk acısını ve ayrılığın yarattığı iç sızıyı anlatırken kullandığı duygu kelimesi; hicran temasıyla iç içe.

  2. "Annemin gözlerindeki teessürü görünce, kendi ağrımı unutup onu teselli etmek istedim."

    Bağlam: Romanda hasta çocuğun en çok annesinin kederi karşısında hissettiği duyguyu anlatır; hastane ziyaretlerinde annenin yüzüne çöken sessiz teessür defalarca betimlenir.

  3. "Emine'nin hâlini görünce derin bir teessüre kapıldım."

    Bağlam: Ahmet Celal'in Emine'ye duyduğu yakınlığı ve köylülerin acılarına ortak olduğu duygusal anlarda geçer.